Kitap yazmaya ilk cümleyi arayarak başlanmaz. Önce kimin için, hangi konuda ve hangi değişimi meydana getirmek amacıyla yazdığınızı belirlemeniz gerekir. Bu üç karar açıklığa kavuşmadan yazılan sayfalar bir süre sonra farklı yönlere dağılabilir. Yazar çok emek verdiği hâlde kitabının ne söylemek istediğini anlatmakta zorlanır.
Bir kitap, tek bir ilham anının büyütülmüş hâli değildir. Fikrin seçilmesi, kapsamın daraltılması, araştırma, bölüm planı, düzenli üretim, yeniden yazma ve editörlük gibi birbirinden farklı aşamalardan oluşur. Bu aşamaların görevlerini karıştırmadan ilerlemek, hem yazma süresini kısaltır hem de dosyanın niteliğini yükseltir.
1. Kitabı neden yazdığınızı belirleyin
“Kitap yazmak istiyorum” bir başlangıç arzusudur fakat proje kararı değildir. Neden yazmak istediğinizi bilmek, zor dönemlerde çalışmaya devam etmenizi ve kitabın biçimini seçmenizi sağlar.
Amacınız yılların mesleki birikimini aktarmak, yaşadığınız bir tecrübeden başkalarının yararlanmasını sağlamak, bir hikâyeyi anlatmak, düşünsel bir meseleye katkıda bulunmak veya yazar kimliği kurmak olabilir. Birden fazla amacınız bulunabilir. Yine de içlerinden hangisinin kitabın merkezinde duracağını seçin.
Kendinize şu cümleyi tamamlatın. “Bu kitabı yazmak istiyorum, çünkü…” İlk cevap prestij veya gelir gibi dış sonuçlarla ilgiliyse bir kez daha sorun. Kitabın okura ve size hangi anlamı taşıdığını bulmaya çalışın.
2. Konuyu bir cümleye indirin
“İnsan ilişkileri”, “iş hayatı” veya “çocukluk anılarım” kitap konusu olmaktan çok geniş alanlardır. Yazılabilir bir konu, belirli bir bakış ve sınır taşır.
“Aile şirketlerinde kardeşler arasındaki görev çatışmalarının nasıl yönetileceği” veya “1990’lı yıllarda küçük bir sahil kasabasında büyüyen üç kardeşin aile sırlarıyla yüzleşmesi” daha belirgin yönler sunar.
Konu cümleniz kitabın bütün ayrıntılarını anlatmak zorunda değildir. Hangi alanın içinde, kimin hangi meselesine ve hangi bakışla yaklaştığınızı göstermelidir. Cümle hâlâ her şeyi kapsıyorsa konu üzerinde biraz daha çalışın.
3. Hedef okuru görünür hâle getirin
Herkes için yazılan kitap çoğu zaman kimseyle yeterince güçlü konuşamaz. Hedef okur belirlemek, kitabı yalnızca belirli kişilere satmak anlamına gelmez. Anlatım düzeyini, örnekleri, bölüm sırasını ve dili tutarlı seçmenizi sağlar.
Okurun yaşı, mesleği ve eğitim düzeyi kadar kitapla hangi anda karşılaştığını da düşünün. Henüz yazmaya başlamamış biriyle ilk taslağını bitirmiş yazar adayının soruları farklıdır. Yeni yönetici olan biriyle yirmi yıllık şirket sahibine aynı giriş yapılamaz.
Hedef okurunuzu tek bir hayalî kişi gibi yazın. Bu kişi hangi sorunla yaşıyor, daha önce ne denedi, neye inanıyor, hangi kelimeleri kullanıyor ve kitabınızdan hangi sonucu bekliyor? Bu profil, yazarken başvuracağınız sessiz bir muhatap olur.
4. Kitabın vaadini kurun
Kurmaca dışı kitapta vaat, okurun kitabı bitirdiğinde neyi anlayacağını, değiştireceğini veya yapabileceğini gösterir. Romanda ise okura sunulan temel deneyimi, çatışmayı ve merakı belirler.
İyi bir vaat somuttur fakat abartılı değildir. “Bu kitap hayatınızı tamamen değiştirecek” gibi ölçülemeyen sözler yerine “İlk kitap fikrinizi bölüm planına ve uygulanabilir yazma takvimine dönüştürmenize yardım edecek” cümlesi daha güvenilirdir.
Vaat aynı zamanda kapsamı korur. Bir bölüm bu vaade hizmet etmiyorsa ne kadar ilginç olursa olsun başka bir kitaba veya yazıya ait olabilir.
5. Türü ve yaklaşımı seçin
Aynı konu anı, roman, deneme, araştırma veya kişisel gelişim kitabı olarak ele alınabilir. Tür seçimi yalnızca raf kategorisini belirlemez. Hangi kanıta, anlatıcıya ve yapıya ihtiyaç duyacağınızı da etkiler.
Kişisel bir olayı tüm ayrıntılarıyla gerçek isimler ve belgeler üzerinden anlatmak istiyorsanız anı türüne yaklaşabilirsiniz. Gerçek olaylardan esinlenip karakterleri ve akışı özgürce kurmak istiyorsanız roman daha uygun olabilir. Mesleki bilginizi yöntem ve uygulamalarla aktarmak istiyorsanız kurmaca dışı rehber yapısı gerekir.
Türünüzde iyi örnekler okuyun. Okurun o türden ne beklediğini anlamadan kuralları yıkmaya çalışmak, çoğu zaman bilinçli özgünlük yerine dağınıklık doğurur.
6. Araştırma sorularını çıkarın
Araştırmaya internetten rastgele bilgi toplayarak başlamayın. Önce kitabın cevaplaması gereken soruları yazın. Hangi iddiaların kaynağa ihtiyacı var? Hangi tarih, yer, meslek veya yöntem hakkında bilgi eksik? Kimlerle görüşme yapılmalı?
Soruları bölüm başlıklarına göre sınıflandırın. Her notun kaynağını ilk andan itibaren kaydedin. Sonradan hangi bilginin nereden geldiğini aramak büyük zaman kaybettirir ve güvenilirlik sorunu yaratır.
Araştırmanın yazmayı sonsuza kadar geciktirmesine izin vermeyin. Başlangıç için gerekli temel kaynakları belirleyin, taslağa geçin ve ortaya çıkan yeni sorular için araştırma listesi tutun.
7. Bölüm iskeletini hazırlayın
Kitabın içindekiler sayfasını ilk taslak olarak düşünün. Her bölümün tek bir görevi olsun. Bölüm başlığının altına okurun sorusunu, ana düşünceyi, kullanılacak örneği ve bölüm sonunda varılacak sonucu yazın.
Kurmaca dışı kitaplarda yaygın bir akış şöyledir. Önce sorun görünür kılınır, ardından nedenleri açıklanır, yöntem sunulur, örneklerle somutlaştırılır ve uygulama verilir. Her kitap bu sırayı izlemek zorunda değildir fakat okurun düşünsel yolculuğu açık olmalıdır.
Romanda iskelet sahneler, dönüm noktaları, karakter hedefleri ve çatışmalar üzerinden kurulabilir. Her sahnede kimin ne istediğini, neyin engel olduğunu ve sahne sonunda neyin değiştiğini not etmek güçlü bir başlangıç sağlar.
8. Yazma takvimini gerçek hayata yerleştirin
Kitap planı takvimle buluşmadıkça iyi niyet olarak kalır. Haftada kaç çalışma oturumu yapabileceğinizi, bu oturumların süresini ve hangi günlerde gerçekleşeceğini belirleyin.
Hedefi yalnızca kelime sayısıyla ölçmeyin. Araştırma, planlama ve düzeltme günleri için görev hedefi kullanın. “Üçüncü bölümün iki kaynağını okuyup notlamak” gibi bir görev, o gün sıfır yeni kelime yazılsa da kitabı ilerletir.
Takvimde kaçırılan gün için dönüş kuralı bulunmalıdır. Bir oturum aksadığında sonraki haftaya borç taşımak yerine bir sonraki normal çalışma gününe dönün.
9. İlk taslağı editörsüz yazın
İlk taslakta amaç kitabın ham bütününü meydana getirmektir. Her cümleyi son hâline getirmeye çalışmak ilerlemeyi durdurur. Eksik kaynakları, örnekleri ve geçişleri köşeli parantez içinde not edip devam edin.
Bir bölümde tıkanırsanız başka bölüme geçebilirsiniz. Yazma sırası ile okuma sırası aynı olmak zorunda değildir. Fakat atladığınız yerleri görünür bir listede tutun.
Taslak boyunca kitabın vaadini ara sıra kontrol edin. Yeni fikirler sizi merkezden uzaklaştırıyorsa ayrı bir “sonraki çalışmalar” dosyasına taşıyın.
10. Taslağı dinlendirin ve yeniden okuyun
İlk taslak bittiğinde birkaç gün veya mümkünse birkaç hafta metinden uzaklaşın. Ardından okur gibi baştan sona okuyun. İlk turda cümleleri parlatmak yerine büyük sorulara bakın.
Kitap verdiği sözü yerine getiriyor mu? Bölüm sırası doğal mı? Gereksiz tekrarlar var mı? Hangi bölüm zayıf kalmış? Okurun ihtiyaç duyduğu bir basamak atlanmış mı? Bu sorular yapısal editörlüğün temelini oluşturur.
Daha sonra bölüm düzeyi, paragraf düzeyi ve cümle düzeyi düzeltmelere geçin. Yazım ve noktalama denetimi en son aşamada yapılmalıdır. Çünkü çıkarılacak bir bölümün virgüllerini düzeltmek zaman kaybıdır.
Önce amacınızı ve konunuzu belirleyin. Hedef okuru tanıyın, kitabın vaadini ve türünü seçin. Araştırma sorularını hazırlayıp bölüm iskeletini kurun. Gerçekçi bir yazma takvimiyle kusurlu ilk taslağı tamamlayın. Metni dinlendirdikten sonra büyük yapıdan küçük cümlelere doğru yeniden yazın ve profesyonel editörlük desteği alın.
Kitap yazma sürecinin kısa özeti
Bu yol düz bir çizgi hâlinde ilerlemeyebilir. Araştırma sırasında plan değişir, yazarken yeni bölüm ihtiyacı doğar ve editörlükte bazı parçalar baştan kurulur. Önemli olan her aşamada hangi işi yaptığınızı bilmektir.
Sık sorulan sorular
Kitabın İlk cümlesi ne zaman yazılmalı?
İlk çalışma gününde geçici bir cümle yazabilirsiniz. Son açılış çoğu zaman kitap tamamlandıktan sonra ortaya çıkar. Başlangıç üzerinde gereğinden fazla beklemeyin.
Kitap yazmak İçin özel bir program gerekir mi?
Basit bir kelime işlemci yeterlidir. Dosya sürümlerini düzenli saklamak, yedek almak ve notları kolay bulacağınız bir sistem kurmak program seçiminden daha önemlidir.
Yayınevine ne zaman başvurulmalı?
Roman ve çoğu kurmaca dosyada tamamlanmış, gözden geçirilmiş metin beklenir. Kurmaca dışı projelerde bazı yayınevleri ayrıntılı teklif dosyasını değerlendirebilir. Her yayınevinin başvuru koşulunu ayrı inceleyin.
Sonuç
Kitap yazmak, büyük bir yetenek gösterisinden önce iyi yönetilmiş bir projedir. Fikir, okur, vaat, yapı ve takvim bir araya geldiğinde boş sayfanın ağırlığı azalır. İlk taslak kusurlu olabilir. Fakat kitabınızın üzerinde çalışabileceğiniz gerçek malzemeyi o taslak sağlar.
Bu yol haritasını kendi başınıza uygulamakta zorlanıyorsanız Yaz Yayınla’nın 28 günlük programı, kitap fikrinizi bölüm bölüm kurmanız ve sürdürülebilir bir yazma düzenine geçirmeniz için uygulamalı bir çalışma alanı sunar.
